Erzurum’da doğdum büyüdüm.
İstanbul'a yerleşene dek beni bu şehir besledi. Büyürken bu ıssız ve soğuk şehirde ısınacak hisler hayaller topladım hep tabii.
İçimi en ısıtan hayallerimin aynalarından biri ve en buğulusu okuldan sıvışıp
gezmeye gittiğimiz sergilerdi. Erzurum’un yegane halka açık, ulaşılabilir
merkezinde sanatsal etkinlikler Halk Eğitim Merkezinde olurdu. Eğitimlerini
bilmezdim amma sergileri hep aklımda. İnternetin henüz girmediği dünyamızda,
televizyonun henüz yetmediği noktalarda sanatsal açlığımızı beslemek kolay
değildi. Erzurum doğunun Paris’i. Ki hemen hemen tüm doğu illeri için
kullanılır bu deyim. Biz kiiim Paris kim??? Paris’i bilmem ama Erzurum’da bir
tek yer bilirim. Bir pencere, beni en büyüleyen içine alan bambaşka diyarlara
taşıyan, sanatçıların resimlerinde eridiğim kaybolduğum bir pencere. Kapı değil
henüz ama ‘bak bu karlar altında ve gün ışığı ötesinde böyle de bir dünya var’
diyen resimler. ‘bak bu yürüdüğün sokakta, gördüğün insanlarda bir de böyle bir
hal var’ diyen fotoğraflar, ilk izlediğim tiyatro gösterileri…
Sevdiğim ressam Haluk
Güçlü’nün sürreal kadınları, çocuk tiyatrosunun palyaçoları ile yıkıldı gitti…
Ben daha doğmadan bir fotoğraf
sergisi yapmış canım babam. Halk Eğitim Merkezinde. O da Erzurum’un ender sanat
severlerinden, var olanın ötesine doğru kanat çırpan ya da çırpınan bir cevher.
Zamanla teslim olmuş tabii, çırpınmaya dahi kalmamış nefesi. Maalesef.
Ve Maalesef bugün şehre indiğimde
Halk Eğitim Merkezi’ni göremedim. Yıkılmış, boşluğunda modern şehrin en büyük
göstergesi! olan otobüsler sergileniyor. Resimlerin fotoğrafların uçuşup yok
olduğu alanda otobüsler boylu boyunca uzanıyor.
Yeni sanat makine-art
boşluklarda diriliyor.
Boş boş baktım. İçim bile acıyamadı.
Mimari değil kültürel bir sancı
içindeyim. Bu merkezin yerinde modern kent meydanı ismiyle betondan devasa bir
boşluk yapılıverecek. Sanıyorum bu sancılar her geçen gün derinleşecek.
O kadar burkuldu ki bileğimiz
ruhumuz, yüreğimiz burkulamıyor bile artık.
Beyoğlu’nun incisi yok, Erzurum’un
Halk Eğitim Merkezi.
Üzgünüm.
Böyle hissedince bazen, semah
dönmüyor ruhum.
-Nothing’s gonna change my
world-Jai Guru Deva-Om-


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder